KOLEKTİF BELLEK

 

fotoAkbAbA manifestosu

Fotoğrafın 19 ağustos 1839 tarihinde Fransa Bilimler Akademisi tarafından “yeni bir keşif” denilerek dünyaya ilan edilmesinden bugüne geçen 1.5 asırlık süre boyunca insanlığın görsel hafızasına milyonlarca kare fotoğraf, fotoğrafçılar tarafından çekildi ve sunuldu. Sunulmuş olan milyonlarca kare fotoğraftan geriye kalansa şu an, şimdi hatırladıklarımızdan ötesi değil. İşte bu grubu bir araya getiren de belleğimize yer etmiş bir avuç fotoğraftan başkası değil; Nick ut’ın napalm bombasından kaçan kız çocuğu, Cappa’nın vurulan cumhuriyetçisi, Rodchenko’nun insan yüzleri, Salgado’nun işçileri, Economopoulos’un kaosu, James Nachtvvey’in şiddeti ve bu fotoğraflardaki katıksız tavır bizi bir noktada birleştirdi. Şimdi kekeme zamanlardayız, taraf olmanın saçma olduğunu söylüyor gazeteler, eğer ille taraf olunacaksa aynadaki suretinin tarafını tutmayı pikselli yor televizyon, aynı anı ve aynı mekanı paylaşabiliyor gerçek ile sahte; kaldırımın kenarındaki yoksulluk kadar midemizi kaldırmıyor yaşanan, görmüyoruz, sımsıkı kapanmış gözlerin arkasında bencilliğin katıksız mutluluğunu yaşıyor bir evi, bir arabası olanlar, insanın yaşama eyleminin kendisi yani en basitinden yemek yemesi, barınabilmesi, sevişmesi, çocuklarını büyütebilmesi, bunların artık ödenmesi gereken bir bedeli var ve bu bedel yaşadığımız şu an tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şiddetin altında eziliyor. Bağdat’a yağan tonlarca metalin yarattığı şiddet ile bu ülkenin sokaklarında saatlerce kağıt ve ne ironiktir metal toplayan insanların yaşadığı şiddetin tek farkı yoğunluğu, burada aç bırakılanlar, orada topluca öldürülüp geriye kalanlara da nasıl yaşamaları gerektiği dikte ettirilenler, ve hepsinin ortasında buna karşı yola düşenler. “Hepimiz bir halkız, hepimiz sonuçta insanız” diyen Salgado, fotoğrafçının tarafını da imliyor. Bizi birleştiren noktanın imlediği taraf, insanlığın tarafı ve taraf olmanın zorunlu gerekirliliği tüm bu barbarlığın ortasında elden ne geliyorsa onu yapmaktır.

 mart 2001



Reklamlar